Bursa Kent Kültürü ve Yaşam Dergisi

3/8/2008 - Kepçecik-Yağmur Duası

Kepçecik-Yağmur Duası

Hüsnü ZÜBER


Kurak geçen ilkbaharda yağmur yağdırabilmek için çocuklarca yapılan bir törendir. Kepçe, değnek ya da süpürgeye bez sarılıp, kadın şekline sokulup, hep birlikte ezgili bir türkü söyleyerek kapı kapı dolaştırırlar. Ev sahipleri de bunun başına bir tasla su döküp çocuklara yumurta, yağ, şeker veririler. Buna, Anadolu'nun değişik yörelerinde, "kepçecik, kepçelini, kepçe kadın, kepçe gelin, kepçe aşı, çomça gelin, çemçe gelin, çömce gelin, çullu kadın, bebek, gelin bebek, kelebek, adak aşı, yağmur gelin, bodu - dodu - godu - toti, bodi bostan, çalı gezme, babra bubik, publik" gibi adlar verilir.

 

Gaziantep'te, haç şeklinde birbirine bağlanan iki değneğe elbise giydirilir ve buna "Çömçe gelin" denir. Çocuklar, bunun iki kolundan tutup hep bir ağızdan;

"Çömçe gelin ne ister, bir kaşıcık su ister

Ver Allah'ım ver, yağmuruna seyir - yağmur ile sel

Göbekli harman, dertlere derman, hastaya şifa" ezgisini söyler. (Ö.Asım Aksoy - G.Antep)

 

Kars ve Diyarbakır'da iki çocuğun taşıdığı "Kepçe gelin" ya da "Kodu godu" denilen kadın elbisesi giydirilmiş çalı süpürgesi kapı kapı dolaşırken şu tekerleme söylenir;

"Kodu godu - Kepçe gelin ne ister,

Allah'tan yağmur ister;

Teknede hamur, tarlada çamur,

Ver Allah'ım ver, bir sulu yağmur" (Fahrettin Kırzioğlu).

 

Binboğa (Kayseri) ve Nurhak Dağları'ndaki (Kahramanmaraş) Yörükler arasında da "Çemçe gelin" duası vardır. Her evden aşurelik buğday, "dövme" toplanıp bununla cami avlusunda pişirilen aşure halka dağıtılır. Bundan sonra da bir kuru kafayı suya batırmak, su kaplumbağasını ağaca asmak ya da yılanı diri diri ateşe atmak gibi inançlarla yağmur yağacağına inanılır.

 

Erzurum yöresinde çocuklar bir değneğe süpürge ya da kepçe bağlar ve bunu bez ile örtüp kadın biçimine sokarlar. Değneğin iki ucundan iki çocuk tutup, kapı kapı gezdirirken şu tekerlemeyi söylerler:

"Kepçe kadın gelüptür, dış kapıda duruptur,

Sarı ineğin yağını, kara tavuğun yumurtasını,

Teknede hamur, kapıda çamur, ver Allah'ım yağmur."

Her ev sahibi kepçe kadının ve çocukların başına tasla su döker ve birkaç yumurta, yağ ile daha bazı yiyecekler verip çocukları sevindirir. Böylece yağmur yağacağına inanılır (Abdulkadir İnan - Pasinler, Erzurum).

 

Çamlıhemşin (Rize) yöresinde:

"Publik, publik yağ isteriz,

Allahtan yağmur isteriz,

Verenler cennet kuşudur,

Vermeyenler cehennem kütüğü - Vermeyenlerin kör, topal kızı olsun" şeklinde söylenir.

 

Mersin ve Mut’ta da büyük bir ağaç kepçe ya da yayık tokmağına ağaçtan bir kol yapıp elbise giydirerek akşam güneş battıktan sonra yine çocuklarca şu tekerlemeler söylenerek kapı kapı dolaştırılır. Mersin'in Kuzucubenlen köyü ile Mut ilçesi Kumaçukuru ve Göksu beldesinin Köprübaşı mahallesinde:

"Dodu dodu neden oldu,

Bir kaşıcak sudan oldu;

Verin Dodunun hakkını

Gitsin bakını bakını.

Gökten rahmet, yerden bereket

Diyelim bir Allah Allah..."

 

Mut ilçesi Çömelek köyünde yayık tokmağı ya da kepçe gelin başı şeklinde süsülenerek:

"Yağmur gelin yağ ister,

Kaşşık kaşşık bal ister;

Göbeklice harman ister,

Ayacığım çamur ister

Ver Allah'ım ver, sulu sulu yağmur" tekerlemesi söylenir.

 

Erdemli ilçesine bağlı Tömük kasabasında ise yetişkin bir kişiye eski giysiler giydirilip bu törede "Bodi bodi" adı verilmekte ve:

"Bodi bodi nerden aldı,

Bir kaşıcık sudan aldı,

Verin bodinin hakkını

Gitsin bakını bakını

 

Çor çor çomçacı

Çomçacıya ne gerek

Bir kaşık ayran gerek

Göğden rahmet,

Yerden bereket

Diyelim bir Allah, Allah" denilmektedir.

 

Adana yöresinde (Ahmet Abasıkeleş - Adana)

"Toti toti ne ister

Yağ olmazsa bal ister

Yağ yağ yağmur, tarlada çamur

Ver Allah'ım ver, bize bol yağmur" denilmektedir.

 

Çankırı yöresinde bu törenler "Çullu kadın" adıyla yapılır (Abdulkadir İnan - Çankırılı Muharrem Efendi'den).

Başka yörelerde de "Adak aşık, Babra bubik, Bebek - Gelin bebek, Bodi bostan, Çalı gezme, Kelebek, Kepçebaşı, Kepçecik" adlarıyla:

"Babra bubik nester(ne ister),

Kaşık kaşık yağ ister;

Foldan (folluktan) yumurta ister,

Tekneden kaymağ (kaymak) ister" gibi tekerlemeler söylenir.

 

Bulgaristan'ın Kavaklık köyünde de küçük kızlar tarafından oynanan bir "Kelebek oyunu" vardır ki, bu da kuraklıkta yağmur yağması için yapılır. İlk doğan bir kız çocuğunu mürver ve söğüt dallarıyla süslerler, yeşil dallarla bezenmiş bir küçük kova ile tahta bir kepçeyi eline verirler. Arkasına sıralanan öteki kız çocuklar şu türküyü söylerler;

"Kepçe kadın yağ ister,

Kepçe kadın su ister

Kepçe kadın süt ister

Kepçe kadın yağmur ister."

Kepçe kadın, kepçeyle alnına üç kez vurduktan sonra bir kepçe suyu başından aşağı döker. Ev sahipleri kelebeğe ve öteki küçük kızlara su serper, onlara un, tereyağı, yumurta, şeker gibi şeyler verir. Kimi kadınlar yufka açar, pide pişirir. Tören alayı böylece bütün köyü gezip dolaşır. Sonunda kızlar mezarlıkları üç kez dolaşır, üç mezar ile üç su kuyusuna su serper ve evlerine dönerler. Tüm bu oyunların yağmur getireceğine inanır.

 

Kaşığın babası

 

Hüsnü Züber’e, kültür-sanat ortamında “Kaşığın Babası” deniliyor. Sanatçı, bugüne değin birçok sanat dergisi ve şiir kitabına kapak ve iç desenler yaptı. Derlediği Türk Süsleme Sanatı adlı kitap, 1971–1972 yıllarında Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları arasında iki kez yayınlandı. Bunun yanı sıra 1956 yılından bu yana ülkemizdeki modern akıma da kendini uyduran Züber’in grafik çalışmalarında yalınlığa kaçarken anlam kazanan elipsleri, onun kişiliği oldu ve yine Anadolu insanının ezgisini verdi, bunları da 17 kez sergiledi. Grafiklerinin bir kısmını İnsancıl Çizgiler adı altında 1991 yılında Türkçe, İngilizce, Fransızca ve Almanca olmak üzere dört dilde yayınlandı. Züber, emekli Harita Mühendisi Yarbay olarak 1971 yılında kendi isteği ile ordudan ayrıldı. Hüsnü Züber, Türkiye’de Folklor Oskarı niteliği taşıyan İhsan Hınçer Türk Folkloruna Hizmet Ödülü–1994 ile ödüllendirilmiş olup, yapıtlarını 1992 yılından bu yana Muradiye semtindeki Hüsnü Züber Evi-Yaşayan Müze’de sunuyor.

 

 

Yorum yaz!

Sitenizesayac.com
<- Son SayfaSonraki Sayfa ->

Hakkımda

EDİTÖR

Son Yazılar

DIŞKAYA KÖYÜ'NDE UYUYAN TARİH VE DOĞAL GÜZELLİKLER...
Bursa'nın Buluşma Adresi: HEYKEL
Saitabat'ta çok özel bir mekan: HANIMELİ TESİSLERİ
Bursa'da muhteşem güzellikte bir köy... ŞÜKRANİYE/KAZANCI
KIZIKLAR kültür ve ekonomi fethine hazırlanıyor
Bursa'daki KIZIK köyleri
Bir Bursa Sevdalısıyla Kent Üzerine Sohbet...
Karagöz sanatına tutkun bir usta
Dağın Ardındaki Emek: ÜNİDAĞ
Yeni Bursa
Bizim karikatüristler...
ULUUMAY MÜZESİ'NDE ESERLER KONUŞUYOR
Kepçecik-Yağmur Duası
Süleyman Çelebi'nin komşuları nereye gitti?
Bursa’dan bir Nazım geçti…
Bursa Erkek Lisesi-Bursa Mekteb-i Sultanîsi
Asırlık çınarın yaşam öyküsünden kesitler...
Şahinkaya Mağarası ve Bursa'da Kültür Turizmi
BURSA'DAKİ KARAKEÇİLİ KÖYLERİ
Dopdolu Bursa TIME yeni sayısıyla bayilerde
Oğuz Türklerinin KIZIK BOYU-Bursa'daki KIZIKLAR-Yeni
İletişim
Bursa Time kapaklar
Büyükorhan Derecik Bazilikası...
BURSA VE ÇEVRESİNDE KAYI BOYU VE KARAKEÇİLİ DAMGALARI

Links

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta
Bursa'da Kültür
Çeki
Nilüfer Dağ-Der
Üniversiteli dağlılar
Gököz (Gövez)
Baraklı
Gelemiç
Kocakovacık
Gümüşpınar
Burunca
Belenören
Düvenli
Kozağacı
Harmander
Deliballılar
Argın
Firuz
Akçabük
Dağgüney
Yenice
Zaferiye
Altıntaş
Karesi
Osmaniye
Hayriye
Hasanpaşa
Küçük Yenice
Fındıcak
Fındıcak
Derbent
Gemiç
Müşküle
Derbent
Gölyaka
Orhaniye
Gedelek
Demireli
Ovaesmen
Harmanalanı
Küçükkovacık-Anasultan
Beyce
Domaniç Karaköy
Seç Köy
Durhasan
Harmancık
Hamzabey
Fındıklı
Karacabey
Yenikaraağaç
Karakoca
Selçukgazi
Ağaköy
Bursa
Oylat
Alanyurt
Cerrah
Süle
Karagölet
Göktepe
Bozağaç
Dursunbey Hashanlar
Bilecik Bakraz(Günyurdu)
Seyitgazi Gökbahçe
Savaştepe Karapınar
Eskişehir İnönü-Kuzfındık
Eskişehir İnönü-Dutluca
Bursa Kızık köyleri
Mustafakemalpaşa
Dutluca
Sincansarnıç
İshaklar
Kaymakoba

Haberler



manşetler
selmaelma
hihsansonmez
bursadayasam
yemrec
thistime
sercen
Hasan Güler
ilktur
kasifelektronik
zeytinciburhan
ustapoyraz
yorukobasi

evden eve nakliyat web tasarım
Kültür ve Sanat